Parkta iki salıncak olsa idi mekan,
Zaman dışı canlı bir balık
-olur muyduk papatya-
Kırlarda gelincikler
Rüzgârla dans eder iken
Biz seninle bir şarkıda
Yüpürgen nağmeler
Şıkır mıkır hatta tıkır ezgilerrr
/// acısı gül yarası fesleğen ///
Gecesi yaz bir akşam
Reyhan şerbeti içip serinleyen
Yahut koruk suyu mu desem
Tadı ağızda ekşi trak tirik turak
Ya bu hâlde sen mengi ataşlarda yak/arak
Atsan suya üşürüm
Tutsan gökte düşerim
Alsan gönlün içeri
Oynar idik bir tur atabarı!
Bu yerde çok belik kılınmış
Demek çocuklar hep mutlu imiş
Parkta uzun uzun kavaklar
Dahi bolca mışmış var
Parkta iki saksağan
Demek bolca gülmek var!
Parkın aynasında gördüm
Baykuş çayına siyez simit bandı
Bir çocuk salıncaktan
Göğe kadar sallandı
Tulpar sana ne gerek
Tomris uyan/dır
İki şişe sancıdır
Bir yudum alasım gelir
Dünya, yolcusu çok bir han
Ömür, üç nefeslik can
Biri aldım
Biri sakladım
Biri uçmakta;
Tut, desem
Bir ses hep boşluğa…
İnsan bin sene içine içine konuşmuşsa
Ve nihayet bir gün duyulunca
Park uzun bir romanın
Son kelimesi olur
-ben bu yerge bir içimlik geldimdi/
susamam bitti-
Okur Yorumları
Henüz yorum yok. İlk değerlendirmeyi siz paylaşabilirsiniz.
Yorum yapmak için giriş yapın. Yorum hakkı en az iki yayımlanmış eseri olan yazarlara açıktır.